1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. TC arması işte bunun için siliniyor
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

TC arması işte bunun için siliniyor

A+A-

Herşey planlandığı gibi gidiyor.
Beşir Atalay

PKK'nın ikinci adamı Murat Karayılan'ın dün Kandil'de yaptığı açıklama, Türkiye'yi hangi sıkıntıların beklediğini ortaya koydu. Karayılan'ın yaptığı sözde barış açıklaması, Türkiye'nin federatif sisteme bir adım daha yaklaştığını gösterdi. Medyamız dünkü açıklamadan sonra "Herşey güzel olacak'' tadında yayınlar yapsa da hiçbir şeyin bize anlatıldığı kadar basit olmadığı bir kez daha görüldü.

Bu düşüncemi, AKP'ye yakınlığıyla bilinen TV NET'te perşembe geceleri yayınlanan ''Muhalif'' adlı programda da dile getirdim. Salih Tuna ve Hilal Kaplan'la yaptığımız programda ifade ettiğim düşüncelerimin kısa bir özetini sizinle de paylaşmak istiyorum:

- Bu sürecin en iyi yanı, artık şehit ve ölüm haberlerinin gelmeyecek olmasıdır. Bunun aksini düşünmek, ''Savaş sürsün'' , ''Çatışmalar devam etsin'' demek anlamına gelir. Aklı başında hiçbir insan, savaştan ve çatışmadan yana değildir. Türkiye'nin, 40 yıldır süren bu travmadan bir an önce kurtulması, hayatın normalleşmesi anlamına gelir.

Bu süreç, PKK'nın silahlarından tamamen arındırılmasıyla sonuçlandırıldığı taktirde, özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde siyaset de normalleşecektir. Bu durumda, kazançlı çıkan partilerden biri de CHP olacaktır. Siyasetin ''etnik ve dinsel söylemin baskısı''ndan kurtulması, 3. Yol olarak adlandırılan sosyal demokrat politikaların toplumla buluşabilmesinin önünü de açacaktır. Etnik ve dinsel siyasetin baskısından kurtulan toplum, tercihlerini daha özgür bir şekilde ortaya koyma şansını yakalayacaktır.

Bunlar, adına ''barış'' denilen sürecin kazanımları olabilir. Ancak; görünen o ki; her şeyin toz pembe olarak anlatıldığı süreç, henüz yeni başlıyor. PKK, silahları bırakmayacağını söylemesinin yanı sıra, silahı hala bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. AKP iktidarı ise, PKK'ya önemli kazanımlar sağlayan bir hükümet olarak tarihe geçiyor.

PKK açısından bu kazanımların ilki, Türk Ordusu'nun bölgeden çekilmeye başlamasıdır. Öcalan, 1999 yılında Türkiye'ye getirildiğinde gözleri bağlanmıştı. Bugün ise Heronları uçuramayan, bölgedeki termal kameraları kapatan bir iktidar var. Gözleri bağlanan bugün Türk Ordusu'dur. Ordu, bölgeyi PKK ile birlikte boşaltmaya başlamıştır. Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Bolu Dağ Komando Tugayı'nın bölgeden çekilmesi, PKK'nın önemli bir kazanımıdır.

Bu sözlerim, ''savaş sürsün, çatışmalar devam etsin'' demek değildir. Söylediklerim, bir gazeteci olarak, tarihe not düşmek ve olan - biteni kayda geçirmektir.

PKK'nın ikinci önemli kazanımı ise AKPM'de örgüte yönelik sempatinin artmasıdır. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, AKPM'de katıldığı toplantı sonrası yaptığımız sohbette "AKP politikaları PKK'nın Avrupa'daki dostlarının sayısını artırıyor'' diyerek, müzakerelerin somut sonucunu ortaya koymuştur.

ABD ve AB ülkeleri, bölgesel çıkarları için PKK'yı bir süreliğine buzdolabına koymayı uygun gördü. ABD, yaklaşan Çin tehlikesini de gördüğü için, bölgesel hakimiyetini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Karayılan'ın sözleri, bu bağlamda önemlidir. Öcalan'a ait olduğu söylenen 21 Mart tarihli mektup ve Karayılan'ın o mektubu tamamlayan açıklaması, Ortadoğu'nun yeniden dizaynına ilişkin en önemli işaretlerdir.

Karayılan da Öcalan da "Yeni bir Ortadoğu''dan söz ederken, Kürdistan olarak nitelenen dört parçanın birleştirileceğini de söylüyor. ABD, Türkiye'yi ve AKP'yi bu plana ikna etmek için, milliyetçi tandanslı Tayyip Erdoğan'a "Büyük Türkiye'' hayalini kurdurtuyor. Öcalan'ın ''Misak-ı Milli''ye vurgu yapması, Musul ve Kerkük'ün Türkiye coğrafyası içine katılacağının söylenmesi, Federasyon planının adım adım hayata geçirilmesi anlamına geliyor.

Selahattin Demirtaş, Murat Karayılan ve Abdullah Öcalan, Federasyon'a geçişin işaretlerini "Başkanlık sistemi'' üzerinden vurguluyor. Her üç isim de "otoriter olmayan bir başkanlık sistemi''ne onay vereceklerini söylüyor. Herkes bilir ki; Başkanlık demek, Federasyon demektir. Federatif yapılaşmanın olmadığı Başkanlık sistemi mümkün değildir.

Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve NATO tarafından önüne konulan bu pakete, ''Başkanlık hayali''yle ikna edilmiştir. Erdoğan, her ne kadar ''Yeni Anayasa'' istemese de Başkanlık sistemine geçiş için BDP ile birlikte yürümek ve bu hayalini gerçekleştirmek zorunda kalacaktır. Başkanlık sisteminin hayata geçmesi ise Karayılan'ın dün de vurguladığı gibi, Yeni Anayasa ile mümkündür. PKK ne istediğini açıkça ortaya koymuştur; sıra AKP'nin ne diyeceğindedir!

Bu bağlamda, CHP'nin de politikalarını netleştirmesi ve kırmızı çizgilerini ortaya koyması şarttır. CHP, Türkiye'nin demokratikleşmesine ilişkin 16 maddeyi bir süre önce kamuoyuna sundu. AKP medyası, meselenin özüne ilişkin bu maddeleri görmezden geldi. Oysa ki; o maddelerin bir çoğu, Türkiye'nin temel sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini ortaya koyması açısından önemliydi.

CHP şimdi bu 16 maddeyi biraz daha genişleterek, toplumun önüne bir ''Demokrasi Manifestosu'' koyacak. 4 Mayıs'ta yapılacak olan Parti Meclisi'nde ise ''Tutum Raporu'' ele alınacak. Böylece, Türkiye'nin en yakıcı sorunu olan Kürt Sorunu'na ilişkin yürütülecek olan politika daha anlaşılır bir hale getirilecek.

Dün geceki programda, özetle bunları söyledim. Vakit yetmediği için, önemli bir noktaya ise vurgu yapamadım. Bir önceki hafta yayınlanan Muhalif'te, TC armasının neden silindiğini anlatmış ve "toplumsal bellek yok ediliyor, yurttaş ile devlet arasındaki bağ koparılıyor'' demiştim.

Karayılan'ın dünkü açıklamasıyla bir kez daha görüldü ki; TC armasının silinmesi AKP medyasının önemsizleştirmeye çalıştığı kadar basit bir olgu değilmiş!

Karayılan, dünkü açıklamasında PKK'nın gerici bir hareket olduğunu ve emperyalizmin düsturu ile hareket ettiğini bir kez daha gösterdi. Tarikatlara, cemaatlere selam yollayan, ABD politikaları çerçevesinde hareket eden PKK, federasyona adım adım giderken, AKP'ye istediğini yaptırabildiğini de kanıtladı.

Şu bilinmeli ki; TC armasının silinmesi, federasyona geçişin en önemli işaretlerinden biridir. Başbakan Erdoğan, bir süre önce yaptığı açıklamada, ''Lazistan, Kürdistan'' eyaletlerinin olabileceğini dile getirmişti. Federasyona geçiş süreci yaşanırken, toplumun zihninden önce TC armasının silinmesi gerekiyor! Ki; yarın öbür gün; Lazistan - Kürdistan Cumhuriyeti tabelaları asıldığında, kimse şoka uğramasın!

Tabii buna paralel olarak, bir süre sonra belki bayrağın renginin değişmesi de gündeme gelecektir. Bazı bakanlıkların yurt dışı yazışmalarında, Türk bayrağının renginin yerine farklı amblemler kullanma hazırlığı içinde olduğu konuşuluyor.

Yazının girişinde, Beşir Atalay'ın sözüne yer vermiştik. Atalay, SKY Türk'te "Herşey planlandığı gibi gidiyor'' diyordu. Evet, herşey planlandığı gibi gidiyor! NATO, BM, ABD - AB ve İsrail'in planladığı gibi hem de...

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 1249 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.