1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Türkiye ile Amerika arasında Flaş gelişme

Türkiye ile Amerika arasında Flaş gelişme

Rahip Brunson’ın yargılanması sürecinde ABD bir dizi yaptırımı uygulayacağını duyurmuş, Ağustos ayının başında da ABD Hazine Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün

A+A-

Türkiye ve ABD’den anlaşmalı olarak eş zamanlı yapılan açıklamalarla karşılıklı bakanlara yönelik yaptırım kararları kaldırıldı. Yaptırımların kaldırılacağı mesajı Rahip Brunson’ın yargılanmasının tamamlanıp ülkesine dönmesinden sonra verilmişti. Yaptırımların kaldırılmasına ilişkin açıklamanın bugün eş zamanlı olarak yapılmasına ise dünkü ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telefon görüşmesinde karar verildi.

Türkiye’den tepki ile karşılanan karara aynı şekilde yaptırımla karşılık verilmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan yine Ağustos ayında ABD’nin ABD İçişleri Bakanı Ryan Zinke ile ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions’un Türkiye’deki mal varlıklarının dondurulduğunu söylemişti.

Rahip Brunson’ın yargılama sürecinin tamamlanması ve ülkesine dönmesinin ardından iki ülke ilişkileri normalleşme sürecine girdi.

Karşılıklı açıklamaların yanı sıra süreçte ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan iki kez telefonda görüştü. İki ülkeden yapılan açıklamalarda yaptırımların kaldırılacağı mesajı da verilmişti.

Son olarak 29 Ekim Pazartesi günü ABD yaptırımları kaldıracağını Türkiye’ye iletti. Dün de ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın telefon görüşmesine özel olarak bu konu ele alındı.

Açıklamaların Türkiye saati ile saat 16.30’da iki ülke tarafından eş zamanlı yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda ABD Süleyman Soylu ve Abdulhamit Gül hakkındaki, Türkiye ise Zinke ve Sessions hakkındaki yaptırım kararlarını kaldırdı. Kaynaklar, iki ülke arasında normalleşme sürecinde başka bazı adımların da gündemde olduğu bilgisini verdi.

DIŞİŞLERİ'NDEN AÇIKLAMA

ABD'nin İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül hakkında aldığı yaptırım kararına karşılık Dışişleri Sözcüsü Hami Aksoy, "Yaptırım kararını kaldırmasına paralel olarak, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen’e uygulanan yaptırımlar kaldırıldı" dedi.

 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı'nın 1 Ağustos 2018 tarihinde İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül hakkında aldığı yaptırım kararına, diplomatik teamüllerin esasını oluşturan mütekabiliyet ilkesinin gereği olarak aynıyla mukabele edildiğini açıkladı. ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen ile ilgili olarak yaptırım uygulanması kararı alındığını aktaran Aksoy, "ABD Hazine Bakanlığı'nın İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Sayın Abdülhamit Gül'e yönelik yaptırım kararını kaldırmasına paralel olarak, ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions ile ABD İç Güvenlik Bakanı Kirsjten M. Nielsen'e uygulanan, Türkiye'ye giriş yasağı, ülkemizdeki malvarlıklarının bloke edilmesi ve ülkemizdeki gerçek ve tüzel kişilerin adı geçenlerle her türlü mali işlem gerçekleştirmesinin ve ticari ilişkide bulunması yasağı kaldırılmıştır" açıklamasında bulundu.

AK PARTİ'DEN AÇIKLAMA

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yaptırım krizinin bitmesine ilişkin, "En son Cumhurbaşkanımız ve Başkan Trump arasında görüşmede karara bağlanmıştır. Eş zamanlı olarak bugün Türkiye saati ile 16.30 civarında karşılıklı olarak bu kararlar kaldırılmıştır. Bundan sonraki normalleşme için önemli bir aşamadır” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan MKYK toplantısı sonrasında düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti'nin her seçim bölgesinde seçime girme iradesine sahip olduğunu belirterek, “MKYK, bu konuda karar almıştır ve partimiz bütün seçim çevrelerinde seçime katılacaktır. Belediye başkanlıkları ve meclis üyelikleri için başvurularının başlangıcı 5 Kasım 2018 tarihidir. Belediye başkan adaylıkları müracaatlarının son günü 12 Kasım Salı günüdür, belediye ve il genel meclisi müracaatının son günü 3 Aralık Pazartesi günüdür. 8-15 Şubat 2019 tarihleri arasında da Genel Merkezimiz, İnceleme ve Onaylama Komisyonu'nun incelemesi şeklindeki çalışmayı sürdürecektir" ifadelerini kullandı.
Cumhur İttifakı'na ilişkin de konuşan Çelik, “Cumhur İttifakı devam ediyor. Sadece yerel seçimlerle ilgili bir formül bulunamamıştır. Herhangi bir siyasi meselede ortak bir tutum üretememek Cumhur İttifakı'nın sona ermesi anlamına gelmiyor” diye konuştu.

“AVRUPA'YI TEHDİT EDEN UNSURLAR AVRUPA'NIN İÇİNDEN KAYNAKLANMAKTADIR” 
AK Parti'nin Avrupa Muhafazakarlar Reformcular Birliğinden ayrıldığını söyleyen Ömer Çelik, “AK Parti olarak biz bu gruptan çıkmaya karar verdik. Avrupa Muhafazakarlar Reformcular Birliği demokratik bir çabayla kurulmasına rağmen son zamanlarda maalesef Avrupa'da yükselen aşırı sağ tarafından yutulmuştur. AK Parti'nin orada kalmasına gerek kalmamıştır. Tamamen ırkçılık seslerinin, Türkiye düşmanlığı, İslam düşmanlığının yükseldiği bir platform haline gelmiştir” şeklinde konuştu.
Avrupa'daki aşırı sağın Avrupa'nın DEAŞ'ı olduğunu söyleyen ve Avrupa'nın büyük bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Çelik, “Avrupa'yı tehdit eden esas unsurlar Avrupa'nın içinden kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.

“CUMHURBAŞKANIMIZ VE BAŞKAN TRUMP ARASINDA GÖRÜŞMEDE KARAR BAĞLANMIŞTIR” 
ABD ve Türkiye'nin karşılıklı olarak bakanlara uygulanan yaptırımların kaldırılmasını değerlendiren Ömer Çelik, “Bu epeydir konuşuluyordu kurumlarımız arasında. En son Cumhurbaşkanımız ve Başkan Trump arasında görüşmede tekrar ele alınmıştır ve bu karara bağlanmıştır. Eş zamanlı olarak bugün Türkiye saati ile 16.30 civarında karşılıklı olarak bu kararlar kaldırılmıştır. Bundan sonraki normalleşme için önemli bir aşamadır” açıklamasında bulundu.

“KENDİSİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ" 
Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul Havalimanı ile ilgili eleştirilerinin sorulması üzerine Çelik, “Gerçek hayatla ilgisi kopmuş açıklamalar bunlar. Literatüre girecek bir hızda yapılmıştır. Bu kadar büyük bir havaalanı bu kadar kısa bir sürede gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu'nun söylediği şeyin gerçek hayatla ilgili yok. Karşımızda vahim siyasi tablo var. CHP'de hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Son zamanda ortaya çıkan bir takım açıklamalar statükoya sadakat konusunda özel bir hassasiyeti olan bir yapının, değişmeyecek bir yapının karşımızda olduğunu gösteriyor. Bu parti siyasal genetiği itibariyle değişimle savaşmak, değişime karşı mücadele etmek üzere kendisine bir misyon belirlemiş” dedi.

Kılıçdaroğlu'nun andımız kararına ilişkin sözlerini de eleştiren Çelik, “Yargının denetimi hukuki denetimle sınırlıdır. Ama hukuki denetim sınırlarını aşarak yerindelik denetimini yapmaya başladığı andan itibaren yürütmenin alanına kendisini yerleştirmiş olur. Hukuki denetim yetkisi yargıya aittir, yerindelik kararı hükümete aittir” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu İstiklal Marşımızda ırkçı ifadeler içerdiğini söylüyor” diyen Çelik, “İstiklal Marşı bütünüyle okunduğu zaman hiçbir şekilde ırkçı bir yaklaşıma sahip değildir” şeklinde konuştu.
Ömer Çelik, Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin yaptığı eleştirilere cevap olarak, “Kılıçdaroğlu'nun yapmaya çalıştığı, bir takım dış odaklar tarafından olayın başından ortaya koyulan odak saptırma operasyonunun içerideki yeniden gündeme getiren sözcüsü olmasıdır” dedi.

Çelik, Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Bu olay başladığından beri herkes Türkiye'yi tebrik ederken, bir tek Kılıçdaroğlu maalesef Cumhurbaşkanımıza, Türkiye Cumhuriyetine karşı böyle kara bir propaganda faaliyetinin içinde duruyor. Hasımlarımızın, Türkiye'nin düşmanlarının yapmadığı bir tutum içine giriyor. Kılıçdaroğlu'nun yapmaya çalıştığı şey, odak değiştirme faaliyetidir.”
Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanına dava açacağını söylediğini kaydeden Çelik, “Dün akşam televizyonda bunu söylediği iyi oldu. Kendisine Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına, Türkiye Cumhuriyeti kurumlarına karşı yürüttüğü bu kara propaganda faaliyeti, ortaya attığı iftira sebebiyle, kurumları ve Türkiye'nin Cumhurbaşkanının bütün güçleri ile aydınlatmaya çalıştıkları cinayet karşısında sanki bu cinayetin suçlusuymuş gibi gösterme ya da bu cinayete göz yummuş gibi gösterme, cumhuriyet tarihine geçecek, kara leke olarak anılacak bir suç işlemesinden dolayı kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Dün kendisi açtı bu kapıyı, ‘ben suç duyurusunda bulunacağım' dedi. Biz de bu iftiraya karşı hukuki girişimimizi başlatıyoruz” dedi.

Bu haber toplam 1661 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.