1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Vesayet sevdalıları bir darbe daha yedi

Vesayet sevdalıları bir darbe daha yedi

Şahin, memleketi Karabük'te partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı.

A+A-

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahipliğinde verilen resepsiyonun Türkiye'de demokratik değişim ve dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu belirterek, "Vesayet anlayışı ve vesayet sevdalıları bir darbe daha yemişlerdir. Türkiyedeki vesayet rejimi bir adım daha geri atmak durumunda kalmıştır" dedi.

Vali Nafiz Kayalı Gençlik Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Şahin'in yanı sıra AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı. Toplantıda partililere seslenen Şahin, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ev sahipliğinde Çankaya'da verilen resepsiyonun Türkiye'de demokratik değişim ve dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Daha önceki yıllarda Zafer Bayramı ordu evlerinde kutlanırdı. Resepsiyon ordu evinde verilirdi. Kutlamaları Genelkurmay Başkanları kabul ederdi. Ama Anayasa'nın 104'üncü maddesi 'Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanı Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı bu görevi Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yerine getirir' der. Peki ne oldu da bu yıl 30 Ağustos'ta sayın Cumhurbaşkanımız 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla tüm etkinliklerin sorumluluğununu üstlendi ve 'Kutlamaları bundan sonra başkomutan olarak ben yapacağım, ben kabul edeceğim' dedi. Bu Türkiye'de demokratik değişim ve dönüşümün belki bazıları farkında değil ama en çarpıcı örneklerinden biridir. Artık Türkiye'de sivil siyaset Türkiye'nin her meselesine hakim. Artık Türkiye'de asker ve sivil bürokratlar değil halkın seçtiği halkın seçimiyle oluşan TBMM'nin seçtiği Cumhurbaşkanı başkomutan olarak artık bundan sonra görevini yerine getirmenin kararını vermiş. Bu farkı fark etmeliyiz. Bu önemli bir gelişim ve dönüşümdür. Türkiye'nin demokratikleşme açısından Türkiye'de atmış olduğu önemli adımlardan bir tanesidir. Basit bir şey değildir."

DEMOKRASİNİN TAŞLARI YERİNE OTURUYOR

Çankaya Köşkü'nde verilen resepsiyona katılmayan MHP ve CHP'yi eleştiren Şahin, şunları söyledi:

"Sivil siyaseti Türkiye'nin tek yönetim şekli olarak gören herkesin, tüm siyasi partilerin bunu fark etmesi, bu heyecanı duyması, yaşaması ve 30 Ağustos akşamı Çankaya Köşkü'nde resepsiyonda olması gerekirdi. Ama maalesef ana muhalaefet partisi orada yoktu. MHP yoktu. Niye yoktunuz? Rahatsız mı oldunuz? Başkomutan sıfatıyla Cumhurbaşkanının 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda kutlamaları kabul etmesi sizi rahatsız mı etti? Bu gelişim ve dönüşümden sizde heyecan duymalısınız. Çünkü sivil siyaset güçleniyor. Sayın Cumhurbaşkanı bu sorumluluğu sizler adına, millet adına üstlenmiş ve millet adına o görevini yapıyor. Dolayısıyla Türkiye'de demokrasi ve demokrasinin taşları yerine oturuyor. Vesayet anlayışı ve vesayet sevdalıları bir darbe daha yemişlerdir. Türkiyedeki vesayet rejimi bir adım daha geri atmak durumunda kalmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli resepsiyonda olmalıydı. Sayın Kılıçdaroğlu Silivri'ye gitti eski Genelmurmay Başkanını ziyaret ederek geçmiş olsun demek için. Bu insani bir davranıştır saygı duyuyorum. Sayın İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde önemli görevlerde bulunmuş ve silahlı kuvvetlerimizin en başında görev üstlenmiş olan bir değerli komutandır. Birlikte mesai yaptık. Tabi ki bir dava nedeniyle hüküm giymiş olmasından kişisel olarak, insan olarak üzüntü duydum. Kendisini ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulunmayı insani bir tavır olarak değerlendiriyorum. Ama bunun 30 Ağustos günlerine rastlamış olmasını da manidar buluyorum. Sizin Türkiye'de bunca güzellikler yaşanırken demokrasi adına millet iradesine sahip çıkma ve millet iradesinin tek belirleyici olduğu inancına sahip çıkma bakımından bu güzellikler yaşanırken sivil siyasetin aktörlerinden biri olarak, ana muhalefet partisinin genel başkanı olarak Çankaya Köşkü'nde olmalıydınız. O ziyareti başka bir zamanda da gerçekleştirebilirdiniz. Artık bu ülkede herkes, her kurum, her siyasi parti vesayet rejimi sevdası içlerinde hala yanıyorsa bu yangını söndürsünler. Artık Türkiye, Ak Parti iktidarıyla değişti.Türkiye artık millet iradesinin tek belirleyici olduğu bir yönetim haline geldi."

SURİYE'DEN GELENLERE HARCANAN PARA 2 MİLYAR TL'Yİ AŞTI

Savaştan kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyeliler ile ilgili şu ana kadar harcanan paranın 2 milyar TL'yi geçtiğini açıklayan Şahin, başka hiçbir ülkenin bu fedakarlığı gösteremeyeceğini söyledi. Esad yönetimini anayasayı değiştirme konusunda çok uyardıklarını ifade eden Şahin, şöyle konuştu:

"İlişkilerimiz iyi iken Beşar Esad ve yönetimine hep bunları önerdik. 'Gelin şu anayasayı değiştirin' dedik. Orada tek parti var. Başka bir partinin yaşaması, seçime girmesi mümkün değil. Orada bir aile, sülale iş başında. Esad sülalesi. Yıllardır Hafız Esad iş başındaydı şimdi ise oğlu. Artık dünya farklı bir yöne doğru gidiyor. Suriyeliler dünyada ne olup bittiğini, hangi yönetim şekillerinin var olduğunu görüyor. Onlar da 'Biz de demokrasi istiyoruz' diyorlar. Bunu sokağa çıkarak silahsız dile getirdiler. Ama 100 bine yakın insan hayatını kaybetti. Allah bilir şehit oldu. Kimyasal silah saldırısında o bebelerin hali yüreğinizi sızlatmadı mı? Hangi insan vicdanı buna dayanabilir? Sayın Kılıçdaroğlu 'Size ne bundan' diyor. Hatta bir ara demişti ki 'Suriye'den Türkiye'ye kaçan göçmenler için biz iktidarda olsaydık bunların hiç birini almazdık'. Bunlar bizim vatandaşlarımızın akrabaları, yakınları. Geçmişte de peşmergeler bize gelince sınırlarımızı açtık. Bunlara aş verdik. O yıllarda başkası hükümetti. Onlarda insani tavır gösterdiler. Bu insani bir tavırdır. Suriye'den gelenler içinde biz aynı şeyi yaptık. Suriye'den Türkiye'ye iltica etmiş olan insanlarla ilgili şu ana kadar harcadığımız para 2 milyar TL'yi aşmıştır. Başka hiçbir ülke, başka bir halk böyle bir fedakarlığı gösteremez bizim milletimizden başka. Ey Beşar Esad, şu halkının feryadını, taleplerini duy. Ama birkaç gün daha iktidarda kalabilmek için elinde hangi tür silah varsa, en son kullandığı kimyasal silahı halkının üzerine atmaya çekinmiyor."

Bu haber toplam 308 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.