1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Yeni annelik trendleri

Yeni annelik trendleri

Yurt dışındaki kadınlar arasında şu sıralar farklı annelik trendleri gündemde!

A+A-

EVDE ULTRASON PARTİSİ

Amerika'da, bebek henüz anne karnındayken yapılan 'baby shower' tarzı 'hoş geldin bebek' partilerine bir yenisi daha eklendi: Ultrason partisi. Bu partide, yine özel ikramlar hazırlanıyor ve eve ultrason teknisyenleri çağrılıyor... Arkadaşlar ve akrabalar da eve davet edilerek, kalabalık bir şekilde ultrasonda bebek izleniyor. Böylece eş-dost herkes bebekle tanıştırılmış oluyor. Bebeğin nasıl hareket ettiği izleniyor, kime benzediği hakkında yorumlar yapılıyor, kalp atışı dinleniyor, e tabii duygusal anlar da yaşanıyor. Bu partiyi, bebeğin cinsiyetinin öğrenileceği hafta verenler de oluyor. Bu durumlarda parti daha da heyecanlı oluyor.

İKİ ÇOCUK ARASI EN AZ 10 YAŞ

'Çocuklar arasında az yaş farkı olmalı' denir ama artık kadınlar iki çocuk arasında çok yaş farkı olmasını avantaj olarak görüyor. Bu durum biraz da tek çocuk düşünen ailelerin belli bir süre sonra, 'aslında ikinciyi de yapsak iyi olur' düşüncesinin bir sonucu olarak karşımıza çıktığı gibi, bir yandan da günümüzde çok sık yaşanan boşanmaların bir sonucu olarak kendini gösteriyor. Yani genç yaşta evlenen ve sonra boşanan kadın, yıllar sonra evlendiğinde tekrar anne olmak isteyebiliyor. Haliyle çocuklar arasında da ciddi yaş farkları olabiliyor. Diğer yandan da hayatının farklı dönemlerinde anne olan kadın, iki farklı tipte annelik tecrübesi yaşamış oluyor. Genç yaşta anne olduğunuzda daha enerjik olabilirsiniz, ama ilerleyen yaşlarda daha bilgili, olgun ve sabırlı oluyorsunuz...

MR. ANNELER

Babalar, kadınların annelik meziyetlerini ellerinden alma yolunda hızla ilerliyor. Hayır, yeni bir sitcom konusundan bahsetmiyoruz; artık roller ciddi ciddi değişiyor. Babaların evde oturup çocuk bakması, annelerin çalışıp eve ekmek parası getirmesi trendi önce Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka gibi kuzey ülkelerinde başlamıştı. Şu sıralar, Amerika ve diğer demokratik ülkelerde de bu tarz babaların sayısında hızlı bir artış olduğu gözleniyor. Sokaklarda bebeğini kanguruyla gezdiren, marketlerde bebek bezi raflarının önünde en iyisini araştıran, bebeğin altını değiştiren, gece bebek ağladığında kalkan, evde yemeği hazırlayıp eşini bekleyen babalara rastlamak artık mümkün. 50'lerde hatta 80'lerde bile böyle bir baba figürü fantastik görünüyordu. Haliyle, tam mesai çocuk bakan babaları gördükçe şaşırmamız normal. Peki ne oldu da, işler tersine döndü? Buna aslında biraz da yaşanan ekonomik krizler neden oldu denilebilir. Son yıllarda bu gibi kriz dönemlerinde işten çıkarılanlar genellikle erkekler oluyor. Ayrıca, kadınlar artık erkeklerden daha çok kazanıyor... Hal böyle olunca, anneler çalışıyor, babalar bebek bakıyor!
30 yaşından sonra anne olmak, tekrar demode olmaya başlıyor. Artık kadınlar, 30 yaşından önce anne olmak istiyor ancak evlenmek de istemiyor. Bu nedenle yurt dışındaki kadınlar ya 'single mom' olmayı tercih ediyor ya da bebeklerini doğurduktan sonra evlenmeyi... Tek başına bebek büyütmek aile kurumuna zarar verir diye düşünülse de, pek çok kadın bunu görmezden geliyor. Diğer yandan 30'unu geçen ama aradığı adamı bulamayan ya da evli olmayan kadınlar arasında da 'yalnız anne' olma trendi yayılıyor. Sperm bankasına başvurarak ya da evlat edinme yoluyla kadınlar anne olmak istiyor.

YENİ HAYAT, YENİ VÜCUT

Son günlerde, doğumun ardından eski fit görünümüne kavuşmak isteyen pek çok anne, 'yeni bebek, yeni beden' diyerek soluğu estetik cerrahların yanında alıyor. Buna da 'mommy makeover' yani 'yenilenen anne' deniyor. Özellikle göğüsler ve bel bölgesine odaklanan bu yenilenme seansları, sarkan bölgeleri ve yıpranan dokuları toparlamayı hedefliyor. Anneler kendilerini doğum sonrasında kötü hissedeceğine böyle bir yola başvurarak kendilerine olan güvenlerini tekrar kazanıyorlar. Tabii bu tip operasyonlar için doğumun üzerinden belli bir süre geçmesi gerekiyor.

Bu haber toplam 329 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.