1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AKP’nin hazırlattığı Kanal İstanbul raporu Erdoğan’ı kızdıracak!

AKP’nin hazırlattığı Kanal İstanbul raporu Erdoğan’ı kızdıracak!

AKP’nin hazırlattığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın onayladığı Kanal İstanbul raporuda iktidarın söylemlerinin tersi veriler ortaya çıktı

A+A-

AKP’nin hazırlattığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın onayladığı Kanal İstanbul raporuda iktidarın söylemlerinin tersi veriler ortaya çıktı. Ayrıca Kanal İstanbul için hazırlanan ÇED raporunu değerlendiren TÜBİTAK, raporun bilimsel olmadığını belirterek projenin eko sisteme zarar vereceğine vurgu yaptı.

AKP’nin Kanal İstanbul için hazırlattığı risk değerlendirme raporundan çarpıcı sonuçlar çıktı. AKP’nin Yüksel Proje adlı firmaya hazırlattığı ve Fransız danışmanlık şirketi Artelia’nın da destek verdiği rapora göre, Kanal İstanbul’da kaza riskinin İstanbul Boğazı’na göre çok daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

Sözcü gazetesinden İsmail Şahin’in haberine göre, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından da onaylanan 164 sayfalık raporda Kanal İstanbul projesi seyir güvenliği, kaza analizi ve çevresel riskler açısından İstanbul Boğazı ile kıyaslandı.

Rapora göre, 45 kilometre uzunluğunda 275 metre genişliğinde ve 20 metre 75 santimetre derinliğinde olacak Kanal İstanbul projesinde gemilerin kaza sıklığı riski en dar yeri 698 metre olan İstanbul Boğazı'ndan daha yüksek.

Raporda yüksek ve maksimum kaza riskiyle ilgili oluşturulan senaryolardan sonra şu değerlendirmeler yapıldı:

– “Kanal İstanbul, en zor kısımlarda İstanbul Boğazı’ndan neredeyse 2 kat daha az oranda kazaya meyillidir. Seyir koşulları Kanal İstanbul’da oldukça iyi durumdadır kolay seyire imkan sunan düzgün kanal kıvrımları, düzgün akım şartları gereği hidrolik çevrintilerin son derece az olması, kılavuz kaptan ve römorkör hizmetlerinin varlığı vb.)

– Fakat, Kanal İstanbul, İstanbul Boğazı'ndan daha uzun ve dar olduğundan, karaya oturma ve hasar durumlarında konvoydaki bir geminin hasarlı gemiyi geçişine imkan sağlamamaktadır bu nedenle daha büyük bir risk taşımaktadır. Bu nedenden dolayı, Kanal İstanbul’daki toplam kaza sıklığı İstanbul Boğazı ile kıyaslandığında biraz daha yüksektir.

– Çevre üzerindeki etkiler İstanbul Boğazı’na eşdeğerdir. Bu riski sınırlamak için acil durum prosedürleri tanımlanmalıdır. Düzenli olarak acil durum uygulamalı simülasyonlar organize edilmeli ve uygun malzemeler sağlanmalıdır.

– Yüksek hızlı karaya oturma senaryoları, insani üçüncü taraf ile ilgili felaket sonuçlarına yol açmaktadır. Felaketle anılan bu sonuçlar sadece İstanbul Boğazı’nın kıyı boyu yerleşimi üzerinde etkindir. Dolayısıyla, Kanal İstanbul’un inşası bu riski azaltacaktır. Kanal İstanbul boyunca yeni yerleşimlerin inşa edilmesinin sınırlandırılması bu riski daha düşük hale getirecektir. ”

PETROL DAHA HIZLI YAYILACAK

Çalışmada, Kanal İstanbul’daki olası bir petrol sızıntısı yayılımının davranışları incelendi ve İstanbul Boğazı ile karşılaştırıldı. Raporda, “Petrol yayılımı hızı, Kanal İstanbul’da İstanbul Boğazı’ndan daha yüksektir” denilirken, çevresel etki açısından ise bir fark olmadığı belirtildi.

NÜKLEER UYARISI

Raporda Kanal İstanbul'daki hassas alanlar, İstanbul Boğazı’ndan daha az olmasına rağmen, bazı alanların çok hassas ve stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çekildi.

Raporda, Küçükçekmece göl kıyısına 500 metre mesafede bulunan nükleer araştırma merkezi. Binanın termal, aşırı basınç ve zehirli madde sızıntısı durumları karşısındaki durumu ve Kanal İstanbul ile birlikte acil durum prosedürünün güncellenmesi önerilirken, “Nükleer bir kazanın domino etkileri, İstanbul nüfusu göz önüne alındığında bir felakete yol açabilir” denildi.

Ayrıca, kanalın kuzey girişine yakın konumda planlanan İstanbul Havalimanı pistinin kanala bir kilometreden az bir mesafede olduğuna işaret edildi.

ÇED RAPORU BİLİMSEL DEĞİL

Öte yandan, Kanal İstanbul'a yönelik hazırlanan ÇED Raporu'nu mercek altına alan TÜBİTAK, raporun bilimsel olmadığını ortaya koydu. TÜBİTAK tarafından yapılan incelemede, "Bilimsel temele dayalı çevresel etkileri ve bunların azaltılmasına yönelik detaylı planlama yapılmamıştır” denildi.

Birgün gazetesinde yer alan habere göre, Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP kurmaylarının Kanal İstanbul projesini savunmak için kaynak gösterdiği ÇED Raporu’nun bilimsel olmadığı ortaya çıktı.

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde (MAM) görevli altı bilim insanı tarafından ÇED raporu için hazırlanan raporda doğal dengenin bozulabileceği, denize ve ekosisteme zarar verebileceği ifade edildi. Rapordan öne çıkan bazı tespitler şöyle:

“Tarama ve döküm faaliyetinin çevresel etkilerini önlemeyle ilgili bilgiler yetersiz ve bilimsel temele dayanmıyor. Deniz ve göl tabanından çıkarılacak 90 milyon m3 malzeme deniz dolgusu ve denize boşaltma seçeneklerinin nasıl uygulanacağı konusunda, yeterli ayrıntı ve bilimsel temele dayalı çevresel etkileri ve bunların azaltılmasına yönelik detaylı planlama yapılmamıştır.

Marmara Denizi’ne boşaltılacak malzemenin çamur ve organik karbon değeri çok yüksek. Reaktif organik madde ve insan kaynaklı organik, metal kirleticilerin denize ve deniz ekosistemine zarar verme riski var.
Karada bertaraf edilmesi gereken atıklar, ÇED raporuna göre denize doldurulmak istenmektedir.”

Bu haber toplam 590 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.