Alparslan Kuytul Mekke ittifakına saldırdı
“Katıldığı bir yayında FETÖ'cü bir firariye "Size bizden daha çok zulüm yapıldı" diyen Alparslan Kuytul ve kurucusu olduğu Furkan Hareketi sosyal medya platformları üzerinden geniş bir kampanya başlattı.”
"Vakıf" adı altında faaliyet gösteren ve DEAŞ, El Kaide gibi terör örgütleriyle bağlantıları tespit edilen Alparslan Kuytul ve kurucusu olduğu "Furkan Hareketi", karanlık odakların Türkiye'yi hedef gösterdiği bir dönemde harekete geçti.
Kuytul ve Furkan Hareketi, Türkiye'de iç cepheyi güçlendirmeye yönelik "Terörsüz Türkiye" sürecini ve "caydırıcılık" odaklı "Mekke İttifakı"nı doğrudan hedef alıyor.
Türkiye'yi ve İslam dünyasını hedef alan kara propaganda çalışmaları, ABD menşeli sosyal medya platformları üzerinden yürütülüyor.
Çalışmalar; İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan blokunun "Mekke İttifakı"na ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin "ortak endişelerini" paylaştığı bir dönemde sürdürülüyor.
1.000'İ AŞKIN PROPAGANDA İÇERİKLİ GÖNDERİ YAYINLANDI
Kampanya kapsamında sadece ABD menşeli sosyal medya platformu X üzerinden 5 Ağustos - 12 Ağustos tarihlerinde 1.000'i aşkın propaganda içerikli gönderinin yayınlandığı belirtiliyor.
Gönderiler çoğu zaman yüz binlerce insanın gün aşırı göz gezdirdiği içerik akışına düşüyor ve bu yolla yeni kitleler edinilmeye çalışılırken, Türkiye karşıtı organize yapının nüfuz alanı güçlendirilmesi için çaba gösteriliyor.
Kuytul ilk olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın "kurucu ülkeler" olduğu Mekke İttifakı'na karşı karalama kampanyası başlattı.
Mekke İttifakı'nın ilan edildiği 5 Ağustos'tan önce, 22 Temmuz'da yayınladığı "sinematik" bir videoda, Orta Doğu ülkelerindeki yönetim sistemlerinin "yıkılması gereken yapılar" olduğunu belirtti.
Kuytul bunu yaparken Filistin'de yaşanan soykırımdan örnek verdi. Tüm dünya, İsrail'i "soykırımın faili" olarak değerlendirirken, Kuytul İsrail'e "suç" atfetmediği gibi Körfez ülkelerini "asıl suçlu" görüyor.
MEKKE İTTİFAKI İÇİN "İSLAM'A İHANET ANLAŞMASI' YORUMU
8 Ağustos Cumartesi günü ise, X'te yayınladığı ayrı bir gönderide bu kez doğrudan Mekke İttifakı'nı hedef gösteriyor.
İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını "savunma hakkı" açısıyla yorumlayan Kuytul, "Diyelim ki İran, Kuveyt'e füze attı. Katar'a füze attı... Bu ülkelerin de ittifaka dahil olduğu bir senaryoda... Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan... İran'a savaş mı ilan edecek?" diyor.
İttifakın doğrudan İran'a karşı "alternatif bir cephe" anlayışıyla kurulduğu ithamında bulunuyor.
"O zaman İran'ın da bu ittifaka girilmesine izin verilmesi gerekir. İzin verilmezse... Sadece Kuveyt'in, Katar'ın ittifaka girilmesine izin verilirse, bu anlaşma İslam'a ihanet anlaşması olur. Müslümanlara ihanet anlaşmasıdır.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi
"İran ve Türkiye arasındaki dostluk, ayrıca halklarımız arasındaki, İran ile Pakistan ve Türkiye arasındaki kültürel ilişkiler oldukça açıktır" diyor Bekayi.
KUYTUL'UN AÇIKLAMALARI İSRAİL'E, YUNANİSTAN'A, GKRY'YE DOĞRUDAN HİZMET EDİYOR
Kuytul'un yorumları, İsrail, Yunanistan ve GKRY'nin kara propaganda çalışmalarına doğrudan hizmet ediyor.
İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, Mekke İttifakı hakkında "Endişelenmemiz gerekiyor" yorumunda bulunmuştu.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın İsrail'e yönelik stratejik riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunan Chikli, Tel Aviv yönetimine şu sözlerle çağrıda bulundu:
"Bu tablo, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve (Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden) Somaliland ile olan ittifaklarımızı daha da derinleştirmemizi zorunlu kılmaktadır."
Yunanistan'da ise, ana muhalefet SYRIZA partisinden milletvekili Pavlos Polakis, Suudi Arabistan'a verilen Patriot hava savunma sistemlerinin iadesini istemişti.
"Yunan Patriotlarının Suudi Arabistan'da aktif hale getirilmesinden birkaç gün sonra Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, Miçotakis'in dış politikasının stratejik çıkmazını ve tehlikelerini bir kez daha ortaya koydu. Patriotların Suudi Arabistan'dan çekilmesi için daha ne olması gerekiyor? Yunan bataryası ve Yunan askerleri derhal ülkemize dönmeli ve Orta Doğu'daki savaşa hiçbir şekilde müdahil olmamalıdır. SYRIZA hükümetinin uyguladığı gibi, ülkenin çıkarlarına hizmet edecek, barış ve istikrarı teşvik edecek aktif ve çok boyutlu bir dış politikaya dönüş gereklidir."
HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.