1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Meme kanseri tedavisinde yeni yöntem!

Meme kanseri tedavisinde yeni yöntem!

Her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanması üzerine geliştirilen tedavi yöntemlerine bir yenisi eklendi. ABD Cornell Üniversitesi'nden Dr. Rache M. Simmons, 'dondurarak tedavi' yönteminin cerrahi operasyonların yerini alabileceğini söyledi.

A+A-

Kadınlarda en sık görülen kanser tipi olan meme kanseri hastalığında, son 20 yılda teşhis ve tedavi anlamında uzmanlar araştırma yapmaya ve tedavi yöntemleri geliştirmeye devam ediyor. Meme kanseri kadınlarda görülen kanserlerin %33’ünü oluşturmakla birlikte, tüm kanser hastalarının da %20’sini tehdit ediyor. Her 8 kadından biri ise meme kanserine yakalanma riski taşıyor. 


'DONDURMA TEDAVİ' YÖNTEMİ CERRAHİNİN YERİNİ ALABİLİR

Meme kanserine ilişkin olarak tedavi yöntemi olan cerrahi işlemler kadınların en çok korktuğu ve endişe duyduğu bir yöntemdir. 
Amerika Birleşik Devletleri Cornell Üniversitesi'nden Dr. Rache M. Simmons, meme kanserlerinin dondurularak tedavi edilebileceğini belirtti. Tedaviye yönelik çalışmaların devam ettiğini söyleyen Simmons, "Tümörler eksi 40 derecenin altındaki değerlerde dondurarak yok edilebiliyor ve tedavi şu anda küçük tümörlerde kullanılıyor" ifadesini kullandı. 
Memorial Bahçelievler Hastanesi, 'Meme Cerrahisinde Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Meme Sağlığı Merkezi’nden Prof. Dr. Fatih Aydoğan başkanlığında gerçekleştirilen sempozyumun onur konuğu, ABD’nin en prestijli sağlık merkezlerinden biri olan Weill Cornell Medicine’da görev yapan ve meme cerrahisinde uluslararası üne sahip Dr. Rache M. Simmons oldu. Meme kanseri tedavisinde cerrahiyi en aza indirmeyi hedeflediklerini anlatan Dr. Rache M. Simmons, yeni geliştirilen 'dondurarak tedavi' yöntemi hakkında önemli bilgiler paylaştı.
'Dondurarak tedavi' yönteminin boyutu küçük olan tümörlerde etkili olduğunu belirten Dr. Rache M. Simmons, ileride umut vadedecek ve önümüzdeki dönemde kullanılacak olan bu yöntem hakkında önemli bilgiler aktardı. Dr. Simmons  "Bazı küçük tümörlerde, 'dondurarak yok etme' olarak adlandırılan bir tedavi bulunuyor. Bu yöntem hakkında bazı araştırmalar yapıldı ve sonuçları yayımlandı. Yeni bir çalışma daha yürütülüyor ve bunun sonucunda da daha fazla kullanılması öngörülüyor. Daha önceleri başka tümörler için kullanılan dondurarak yok etme yöntemi bu kez meme kanserlerine uyarlandı" ifadelerini kullandı. İşlem esnasında iğne kullanıldığını ve 20 dakika sürede tümörün eksi 40 derecenin altında dondurularak, tümörün etrafında buz topu oluşturularak işlemi gerçekleştirdiklerini söyledi. Dr. Simmons, "Buz topu erirken tümör hücrelerini yok ediyor. Şu anda devam eden çok sayıda çalışma sonucuna göre şimdilik bu yöntemi seçili hastalarda kullanıyoruz. Daha fazla kullanım alanları için araştırmalar devam ediyor. Çalışma sonuçları oldukça umut vaat ediyor. Dondurarak yok etme yöntemi cerrahinin yerini alabilir" dedi.


İLAÇLA TEDAVİ ÖN PLANA ÇIKACAK

Son zamanlarda ilaç tedavilerine yanıt veren tümör oranlarının arttığını anlatan Prof. Dr. Fatih Aydoğan, "Tedavide kullanılan yeni ilaçlar var. Ameliyat öncesi kemoterapi yapabiliyoruz ve bunun yanı sıra akıllı ilaçlar kullanıyoruz. Bu ilaçların kullanımıyla bazı tümörler ameliyat öncesinde tamamen kaybolabiliyor. Ameliyat öncesi ilaç tedavisi ile tümörleri tamamen kaybolan hastaların çoğunu ameliyat ediyoruz ama güncel araştırmalar ‘hangi hastaları sadece ilaçla tedavi edelim’ üzerinde devam ediyor. Konu hakkındaki bazı araştırmaların ön sonuçları da yayımlandı. Bu çalışma sonuçlarına göre seçili bazı hastalarda belli bir süre sonra sadece ilaç tedavisi düşünülecek. Bunun yanı sıra uygun hastalarda tümörleri dondurarak tedavi etme yöntemi de kullanılıyor" ifadelerini kullandı. 


TÜRKİYE'DE GENÇ YAŞLARDA SIK GÖRÜLÜYOR

Meme kanserinin kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Aydoğan, Türkiye'de özellikle genç yaşta meme kanserinin sıkça görüldüğünü vurguladı. Meme kanseri tanısı konulan her 5 kadından bir tanesi 40 yaşın altında olduğunu ileri süren Aydoğan konuşmasında, "Bunun en önemli nedeni ülke nüfusumuzun batıya göre biraz daha genç olmasıdır. Bir diğer neden ise taramaların sık yapılmamasıdır. Sağlık Bakanlığı her ne kadar son zamanlarda taramayı arttırsa da batıda daha fazla tarama yapılıyor. Tarama yaptığımızda daha fazla tümöre rastlıyoruz. Eğer 50 yaş sonrası taramaya başlıyorsak o yaşta tümör bulunma oranı artıyor. Dolayısıyla göreceli olarak da oran yüksek olabiliyor. Bunun yanı sıra genetik nedenler de olabilir" sözlerini kullandı. 
Kadınların kite ile karşılaştıklarında korktuklarını ve hekime başvurmadıklarını ifade eden Aydoğan, mamografide radyasyon ve ağrı nedeniyle çekinen kadınların olduğunu söyledi. Kadınların tedirgin olmaması için Aydoğan, "Dijital mamografide radyasyon dozunun %20-25 daha az olduğunu söyleyebilirim. Yılda bir kez çekilen mamografideki radyasyon dozu çevreden aldığımız 3 aylık radyasyon dozuna eşit olduğunu belirtmek isterim. Ayrıca yeni teknolojilerde mamografinin daha az ağrılı bir işlem olduğunu bilmelerini isterim" diyerek tedaviden endişe duyulmaması gerektiğini belirtti. 


MEME KANSERİ NEDİR? 

Meme kanseri, meme dokusu içinde süt kanalları içerisinde oluşan kanser hücreleri olarak tanımlanır. Meme kanserlerinin yüzde 80’i invaziv duktal karsinomdur. Invaziv duktal karsinom, meme kanserinin süt kanallarında ortaya çıktığını gösterir. Meme kanserinin yüzde 20’si de invaziv lobüler karsinomdur. Bu türde ise meme kanseri süt kanallarında değil süt bezlerinde gelişim gösterir. Kansere neden olan hücrelerin çoğalması ve büyümesi oldukça zaman alır. Ancak çoğaldıktan sonra hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilmektedir. Meme kanserinde en önemli madde ise kanserin kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılmadan tanının konmasıdır. Tanı konması aşamasında tedavi oranı çok daha yüksek olmaktadır.  Bu nedenle meme kanserinde erken teşhis oldukça önem taşımaktadır. 

Bu haber toplam 347 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.