1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Rauf Denktaş: "Türkiye olmadan cennete bile girmem!"

Rauf Denktaş: "Türkiye olmadan cennete bile girmem!"

Eğitimi için 1930 yılında İstanbul'a gönderilen Denktaş, Fevzi Ati Lisesi'ne başladıysa da, Kıbrıs'a döndü ve liseyi orada bitirdi.

A+A-

Eğitimi için 1930 yılında İstanbul'a gönderilen Denktaş, Fevzi Ati Lisesi'ne başladıysa da, Kıbrıs'a döndü ve liseyi orada bitirdi. 1941 yılında eğitimini Lefkoşa Kıbrıs Okulu'nda tamamladıktan sonra çeşitli görevlerde bulundu. Tercümanlık, memuriyet ve en son olarak da öğretmenlik yaptı. British Council bursuyla İngiltere'de hukuk eğitimi gören Rauf Denktaş, mezun olduktan sonra Kıbrıs'a döndü ve avukatlık yapmaya başladı.

Son yıllarında kendisi için 'statükocu', 'Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün asıl nedeni' gibi eleştiriler yapılsa da, Rauf Denktaş'ın tek bir davası vardı, ve hayatını ona adamıştı.Gençlik yıllarında Türkiye'ye, İngiltere'ye eğitime gitmiş, meslek sahibi olmuş ancak Kıbrıs'tan kopamamıştı. Kıbrıs'ta Türklerin bağımsız şekilde bir devlet sahibi olması adına, 20'li yaşlarından itibaren sokaklara karışmış, her zaman en önde durmuştu.İngiltere'den döndükten sonra Kıbrıs Valisi tarafından kurulan Anayasa Konseyi'nde çalışan Denktaş'ın, sonrasında bu birimin kapatılması üzerine buradaki görevi sona erdi. Türk yetkililerin baskısı sonucunda Kıbrıs'ta bir Türk İşleri Masası kuruldu. Ancak Türk İşleri Masası'nın uygulamalarını sürdürebilmesi için Başsavcılık kararı gerekiyordu, Kıbrıs'ta ise Başsavcılıkta Türk yoktu. Denktaş buradan ayrıldı ve daha az bir maaşla yardımcı savcı olarak göreve başladı. Kısa bir süre sonra da savcılığa terfi edecekti.

Rauf Denktaş, 1957'de İngilizlerin Ada'yı 5-10 sene içinde Rumlara vereceğini görünce, savcılıktan istifa etti. Görevinden istifa etmesiyle, Kıbrıs'taki sorunlarla daha fazla ilgilenme fırsatı bulan Denktaş, aynı yıl içinde Türk Mukavemet Teşkilatı'nı kurmuştur.

Yunanistan tarafından finansman, sevk ve idaresi yapılan EOKA'nın kanlı eylemleri sonrasında, Rauf Denktaş saldırılara karşılık verecek bir örgüt kurmayı planladı. Türkiye'den, böyle bir yapının eğitimini verebilecek düzeyde donanımlı kişiler adaya geldi.Banka denetçisi sıfatı ile adaya gelen TMT eğitmenleri EOKA'nın saldırılarına karşılık verir, Kuzey Kıbrıs'ta birçok köyün basılmasının, insanların katledilmesinin karşısında duran örgüt olarak bilinir. EleştiriTürk Mukavemet Teşkilatı, resimdeki aracında da görüldüğü gibi ülkücü / milliyetçi bir teşkilat olarak Kıbrıs'ta faaliyetlerde bulunsa da, demokrat-devrimci kanattan birçok kişinin (gazeteci Fazıl Önder, Ahmet Yahya, Hasan Ali ve daha birçok kişi) öldürülmesinde arka planda olduğu ifade edilir. Ancak TMT'nin tek yapıda ve düzenli bir örgüt olmadığı, altında birçok farklı grupların yer aldığı da bilinmektedir.

1958'de Rauf Denktaş önderliğinde Ada'daki Türk Mukavemet Teşkilatı'nın EOKA'ya karşı etkin bir rol üstlenmesinin ardından, Rum tarafı ortak bir cumhuriyet kurulmasına yakın gözükse de, 60'larda Enosis tehlikesi tekrardan ortaya çıkmıştır. 1964 Londra Konferansı'nda Denktaş istenmeyen adam ilan edildi ve Kıbrıs'a girmesi yasaklandı. 1967'de Türk direnişini örgütlemek için gizlice Kıbrıs'a geçerken yakalandı.Türkiye'nin yoğun girişimleri sonucunda Denktaş serbest bırakıldı.

Adaya giriş yasağının kalkmasının ardından, 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi başkanlığına seçilen Denktaş, 1973'e kadar Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı oldu. 1974'te ise, Denktaş'ın uğruna hayatını ortaya koyduğu bağımsız Türk cumhuriyeti, Türkiye'nin askeri müdahalesi sonucu kuruldu.

Denktaş en mutlu gününü, 20 Temmuz 1974 günü yaşadı. Kıbrıs Türkü’nü, azınlık olarak egemen ruma ezdirmeyip eşit haklarla bağımsız Kıbrıs devletinin kurucu üyesi haline getirme davasının, ancak Türkiye’nin desteğiyle mümkün olacağına inanan Denktaş o gün, o desteği tam olarak bulmuştu.20 Temmuz 1974’ün Türkiye’deki mimarı Ecevit de o gün elde edilen sonuçta, ‘Enosis’e karşı direnen ve bütün bir cemaatin de direnmesini sağlayan Denktaş’ın büyük katkısı olduğunu açıkça ifade etmişti.20 Temmuz 1974’ü gerçekleştirenler, aynı başarıyı barışı oluşturmakta gösteremediler. Savaşta elde edemediklerini, uluslararası destekle müzakere masasında kapmaya çalışanlarsa karşılarındaki çetin ceviz Denktaş’ı, görüşme sürecinden dışlamak için karalama yolunu tuttular, sürekli aynı söylemi tekrarlar oldular:-Barışın önündeki engel Denktaş’tır. o uzlaşmayı kabul etmeyip direniyor.Oysa denktaş uzlaşmaya değil, teslimiyete karşı direniyordu.Ankara’nın desteği arkasında olduğu sürece de başarılı olacağını biliyordu.Bu desteği hep hisseden denktaş Akp işbaşına gelince yalnız bırakıldığını gördü.

1974 Kıbrıs Harekâtı'nın ardından 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanından sonra tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 2000 yılındaki seçimlerde %43.67 oranında oy aldı ve seçim ikinci tura kaldı; ama ikinci tura kalan diğer aday olan Derviş Eroğlu'nun çekilmesi üzerine seçimden galip olarak çıktı

Denktaş'ın karşı çıktığı Annan Planı, Cumhurbaşkanlığı görevini bırakmadan bir sene evvel referandumda kabul edilse de, Rumlar hayır dediği için kabul edilmeyecekti. Ceviz Kabuğu programında, 2004 yılında şöyle açıklıyordu plana muhalefetini;Biz Kıbrıs’ta İngiliz sömürgesiydik. yaşa Kral’ım diye İngiliz marşları söylüyorduk. öğretmen, ’içinizden Kral’ım yerine Kemal’im deyin’diyordu. Öğretmenlerin bayraklaşması budur işte” “Annan Planı'na ’hayır’ demem, reaksiyon değil görevdir. KKTC devletini koruma yemini içmiş biriyim. Dolayısıyla devleti yok sayan bir anlaşmaya hayır demem reaksiyon değil görevdir. Taslak anayasada Mustafa Kemal’i çıkarıyorlar. Atatürkçülüğü öğrenmeyelim istiyorlar...İngiliz, ABD ve AB’nin çıkarları için uyumsuzluğun referandumunu yaptırıyorlar. Annan Planı ile uyumsuzluğu referanduma sunmuşlar. uyum yok. Her iki tarafta uyumsuz. Eğer buna göre uyum sağlanırsa asıl kavgaya o zaman başlayacağız. Kavgayı uyum sağlandıktan sonra yapacağız. Çetin bir kavga çıkacak. Özellikle mal mülk konusu, rehabilitasyondaki uyumsuzluklar aksaklıklar, ekonomide özellikle... İnşaat sektörü duracak bir kere... Bankalardan ipotek aldılar inşaat firmaları. Bankalar paralarını alamayacak. Böyle büyük bir ekonomik kaos çıkacak. Çünkü zemin hazırlanmadı. Gerçeklere bakılmadı. Amerika’nın İngiliz’in AB’nin çıkarı için bir paket yaptılar. Bizi görüşür gibi kıldılar. Kendi çıkarlarına göre bir plan yaptılar... Olaylar çıkacak, onun için asker getirdik diye açık açık söylediler. Olaysız bir memleketi olaylı hale getirmeye çalışıyorlar.

Müzakerelerde 'AB'ye girme üzerine yaşanan tartışmalar esnasında Denktaş şunu söylemişti: 'Türkiye olmadan cennete bile girmem'

Annan Planı referandumunun 1. yıldönümü olan 24 Nisan 2005'te, Denktaş Cumhurbaşkanlığı'nı bıraktı. Sağlığı, çalışmasına engel oluyordu. Çalışmalarını Lefkoşa'daki ofisinde sürdüren Denktaş, fotoğrafçılık ve kitaplar üzerine eserler vermeyi sürdürdü. Denktaş'ın fotoğraflarının yer aldığı bir sergi geçtiğimiz dönemde New York'ta sergilenmişti.Rauf Denktaş'ın aynı zamanda onlarca kitabı, bazı üniversitelerde fahri doktora ünvanı bulunuyor.

Denktaş'ın onlarca yıl farklı kademelerde hizmet verdiği, ömrünü bağımsızlık mücadelesini kazanmak adına ortaya koyduğu Kıbrıs'a vedasına binlerce kişi katıldı.'100 yaşıma bile gelsem beni kıskanır' diyerek takıldığı, 67 senelik eşi Aydın Denktaş'ı gözyaşları içinde bırakan, Kıbrıs'ı öksüz bırakan Rauf Denktaş, 13 Ocak 2012 günü aramızdan ayrıldı.

Bu haber toplam 717 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.