CHP ve İktidar Yürüyüşü!

CHP’li birçok dostum, arkadaşım var ve son dönemde CHP hakkında sıklıkla sohbet ediyoruz.

Ortada, yolun sonuna geldiği söylenen bir AK Parti ve ülkeyi yönetmeye talip partiler, oluşumlar var.

 

Peki, hal böyleyken CHP Türkiye’ye umut olabilir mi?

Millet İttifakı’ndaki organizasyonu istediği gibi yapıp, seçimleri sürklase edebilir mi?

Seçmenin kafasında buna benzer birçok soru var.

Bizim de CHP’li dostlarla sohbetimizin konuları aşağı, yukarı benzer şeyler.

 

CHP’nin iç dinamiklerine çok hakim olmamakla birlikte bu yazımda sizlerle CHP ile ilgili gözlem ve izlenimlerimi paylaşmak istedim.

Yıllar yılı iktidar özlemiyle yanıp, tutuşan CHP kadrolarının kendi ifadeleriyle ‘iktidar yürüyüşü’nde yeni bir ruh ve heyecanla yoluna devam edebilmesi için motivasyonu arttıracak yeniliklere ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçek olarak ortada durmakta.

‘Bu iktidar yolculuğunda CHP Genel Merkezi’nin partiyi iktidar yapma azmi ve bu yöndeki politikaları yeterli olur mu?’ derseniz…

 

Bence tek başına yeterli olmayacaktır.

 

Çünkü CHP’nin özellikle taşra örgütlerinde parti içinde yaşanan kısır kavga ve çekişmeler var.

 “Az olsun, benim olsun” zihniyeti ise CHP içindeki kanserli bir hücre!

Genel merkezin bu yolculuktaki hızını kesecek faktörlerin başında bu kanserli hücre geliyor. Onlarca yıldır taşradaki yöneticilerin bu tavrı seçmenin CHP ile arasına mesafe koymasına neden olduğunu bilmeyen yoktur.

 

Bunu birçok CHP’li yönetici ve seçmenin ağzından bizzat duymuşluğum var.

Birçok il ve ilçede uzun zamandır vücut bulan bu zihniyet nedeniyle Genel Merkezin politikaları partiyi bugüne kadar iktidara taşımaya yetmedi, yetmeyecektir.

 

CHP’nin 18 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yöneten AK Parti ile yarışırken girdiği bütün seçimlerde rakibi hem AK Parti hem de kendi partisinin içinde bu zihniyetteki yöneticileri olmuştur.

 

Şu bir gerçek ki;

Anadolu’daki il ve ilçe yönetimlerinden seçim kazandırmaya yetecek desteği alamazsanız iktidar olma, seçim kazanma düşünceniz hayalden öteye gidemez. CHP, 2023 öncesi başarıyı yakalamak için öncelikle Anadolu’daki il ve ilçe yönetimlerini gözden/elden geçirmelidir.

 

İl ve ilçe binalarını çay-kahve içip, zaman geçirilen bir yer gibi algılayıp, dedikodu ve hizipten başka marifetleri bulunmayan insanların biran önce yönetimlerden uzaklaştırılması ve bahse konu görevlere genç, dinamik, durum analizi yapabilen, kriz yönetebilen, vizyon sahibi insanlara görevler verilmelidir.

 

Bu noktada;  Gaziantep özelinde kadın politikacı ve kadın politikasının CHP’ye gelecek dönem yürütülecek çalışmalarda güç kazandırıp, fayda getireceği düşüncesindeyim.

Bir başka konu da; İl ve İlçe Yönetim Kurulu Üyelerinin ekonomik özgürlüğü olan, kamu kurumlarıyla iş ve ticari bağlantısı olmayan kişilerden seçilmesi birçok olumsuzluğun, dedikodunun önüne geçilmesini sağlayacaktır.

 

Bunu herhangi bir olumsuzluğa veya dedikoduya vakıf olduğum için belirtmiyorum.

Nihayetinde muhalefet yapan insanların ekonomik özgürlüğünün olması günümüzde daha bağımsız ve etkili muhalefet yapılabilmesi için önemli faktörler.

 

Bu yolculukta, parti yöneticilerin “Ben” değil, “Biz” anlayışını benimsemiş olmaları da bir o kadar önem taşıyor. Oturduğu koltuğunu korumak yerine partinin iktidarı ve halka hizmeti kendisine hedef ve görev edinecek kişilerin yolunu açarak partiye kazandırılması gerekiyor.

 

Aynı şekilde, kadınlar ve gençler bu dinamik sürece daha etkin görevlerle dahil edilebilir.

Zira 2023 seçimlerinde 5 milyonun üzerinde ilk defa oy kullanacak genç yeni seçmen var.

“Z- Kuşağı” olarak adlandırılan bu kesimden en fazla oyu alacak siyasi hareketin ipi göğüsleyeceği de artık kabul edilmekte.

 

Mahalle temsilcilikleri konusunda da birkaç kelam etmekte yarar var sanırım.

Bugüne kadar ahbap-çavuş ilişkileriyle yürütülen bu görevler önümüzdeki süreçte ince elenip, sık dokunarak liyakatli kişilere verilmeli. CHP’nin misyon ve vizyonunu, projelerini insanlara aktarabilecek, partiye olan inançlarını güçlendirebilecek donanım, eğitim ve bilince sahip insanlar mahalle temsilci olarak görevlendirilmeli.

 

Bakın burası çok önemli!

Gaziantep siyasetinde öyle bir kesim var ki, bu kesimin uzun yıllar ihmal edildiğini düşünenlerdenim.

Gaziantep’te ” Beyaz Antepli” olarak anılan, Gaziantep’in yerlisi olarak bilinen aileler, sanayici, iş insanları, kanaat önderleri var ve bunlar gerek genel, gerekse yerel seçimlerde toplumun yönlendirilmesi noktasında önemli role sahipler.

Yeni dönem için görevlendirme yapılırken, bahsettiğim bu kesimlerle iyi diyaloglar kurabilecek insanların gözetilmesi ve öncelik verilmesi gerekir bana göre.

 

Bu sebeple;

Toplumda karşılığı olan kolaylıkla benimsenecek ve sözü geçen isimlerle oluşturulacak güçlü bir ekiple yola çıkılarak söz konusu çevreleri de seçimler öncesi etkilemek mümkün olabilecektir.

 

Özetle;

2023 ya da olası bir Erken Genel Seçim öncesi bahsettiğim profilde insanlardan oluşturulacak yönetimlerle, CHP’nin Gaziantep’te kaybedilen güveni ve desteği yeniden kazanabileceğin düşüncesindeyim.

 

Unutulmamalıdır ki her şeye rağmen Gaziantep’te CHP’yi ayağa kaldıracak seçmen potansiyeli geçmişte olduğu gibi günümüzde de var. CHP’nin iktidar olabilmesi için Gaziantep özelinde ve ülke genelindeki kadrolarında elini taşın altına koyabilecek, yeni fikir ve projeler üreterek, bu projeleri hayata geçirebilecek beceri ve kabiliyete sahip yeni bir ruh ve inanca sahip kadrolara ihtiyacı var.

 

Gaziantep’te tüm ilçeler ve il yönetimini görevden alan ve bir süredir Gaziantep’te temsil edilmeyen CHP’de yeni dönem için köklü kararlara ihtiyaç var.

Önümüzdeki günlerde toplanacak olan Parti Meclisi’nden görevden alınan Gaziantepli eski yöneticilerle ilgili nasıl bir karar çıkar bilemem ama Gaziantep’in bu anlamda beklentisi yüksek.

CHP seçmeni, özellikle yerel seçimlerdeki aday belirleme sürecinde yaşanan karmaşa ve kaosun hakim olduğu benzer bir süreci yaşamak ve bir kez daha hüsrana uğramak istemiyor.

 

Duydum, Gördüm, Biliyorum, Yazdım…

Önceki ve Sonraki Yazılar