Dünün ABİ'si bugünün hayırsever AĞABEYLERİ!

Çok hassas bir konu biliyorum.

Yeni yıla böyle tatsız ve keyifsiz bir yazıı ile başlamayı hiç istemezdim.

Ama yazmazsam içime dert olur.

Benim içime dert olacağına birilerine dert olsun!

Son günlerde öyle şeyler yaşıyor ve görüyoruz ki insanın inanası gelmiyor.

Can acıtan, moral bozan, inançları zedeleyen gelişmeler oluyor.

Dünün "ABİ"leri, bugünün "AĞABEYLERİ" oluverdi!

15 Temmuz 2016 hain FETÖ darbe girişimi sonrası ülkemizde bambaşka bir iklim yaşanmaya başladı.

Ülkede olağanüstü hal ilan edildi.

“Ya Devlet Başa, Ya Kuzgun Leşe!” dedik hep birlikte…

Tutuklamalar, görevden almalar, ihraçlar,  el koymalar, kaçanlar, göçenler…

“Temizleniyoruz!” dedik yine hep birlikte…

Ülkenin dört bir yanında örgütlenmiş, devletin kılcal damarlarına çöreklenmiş bir yapıdan arındırılıyordu çünkü Vatan!

Yaşanan bu süreçte, FETÖ’nün Türkiye’deki finans merkezlerinden olan Gaziantep’te birçok iş insanı gözaltına alındı, tutuklandı.

Kimilerinin mallarına, kimilerinin banka hesaplarına el konuldu.

Yargılananlar oldu.

Birçoğu ilk duruşmada serbest kaldı.

Bu süreçte “FETÖ BORSASI” iddiaların dillendiren ve dikkatleri bu noktaya çekmeye çalışan bir milletvekilinin başını yediler…

FETÖ sanıklarının davalarını alan avukatlar, FETÖ’cüleri tahliye eden hakimler “HAİN” ilan edildi ilk zamanlar.

Sanıkların birçoğu itirafçı (!) oldu.

Ne itiraf ettiler bilen yok!

Serbest kalanların sayısına bakılırsa FETÖ’nün bu şehirde “F” sinin kalmaması gerekir.

Peki, öyle mi?

İnşallah öyledir!

Diyeceğim o ki…

Kiminin işletmesi, kiminin fabrikası, kiminin banka hesaplarına el konuldu.

KHK'larla işlerinden atıldılar.

Dünya devi firmalar batırıldı.

Satmaya çalıştılar da ellerinde kaldı.

Kayyım atanan firmalardaki yağma ve yolsuzluk iddiaları arşı aştı.

Benim takip edebildiğim kadarıyla tanınan bir elin parmağını geçmeyecek sayıda iş insanı FETÖ davaları nedeniyle mahkûmiyet aldı ve cezalarını çekiyorlar.

Ya diğerleri?

Abiler mi?

Ağabey oldular!

Hayırsever oldular!

Hayırsever Ağabey…

Okul yaptıran mı dersiniz, Kur-an Kursu yaptıran mı dersiniz, spor kulüplerine bağış yapan mı dersiniz?

Nerede ne zaman paraya ihtiyaç olursa onlar ilk akla gelen (Ağabey) sanayici oldular.

Büyük ortakları var artık onların!

Hem de yüzde 51 hisseli…

O ne derse o…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişimi sonrası FETÖ yapılanmasını tanımlarken ifade ettiği ibadet kesimindeki çaycı, çorbacı mapus damlarında ömür tükete dursun, parası olan ticaret kesimi dünün abisi, bugünün ağabeyleri hayırseverlikle meşguller.

Onlara tamamen duygusal (!) bir misyon yüklendi.

 Protokol imzalıyor, Devlet erkanı ile boy boy fotoğraflar çektiriyorlar.

Devlet de onlara artık, “Hayırsever” diyor.

“FETÖ’cü Hain, Terörist” mü?

Onlar geçmişte kaldı, unutuldu!

Siyaset böyle herhal…

Dün dünde kaldı cancağızım.

Bugün başka şeyler söyleniyor!

'Olan garip, gurebaya bir de 251 şehit, 2 bin 196 gaziye oldu' dersek yanlış olmaz herhalde…

Yattıkları yer nur, mekânları cennet olsun inşallah.

Türk Milleti onlara çok şey borçlu…

Bugün olsa, yaşananları görseler idi aynı fedakârlığı yaparlar mıydı?

Emin değilim.

Zira AK Parti’nin reklamcısı Arter Ajans’ın sahibi Merhum Erol Olçok’un eşi Nihal Olçok’un darbe sonrası FETÖ ile mücadelede yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamalar ve iktidara tepkisi hafife alınacak gibi değil.

Gelelim İhanet kesimine…

Kaçanlar kaçtı, kaç(a)mayanlar eminim şuan misyonlarının gereğini yerine getirecek yerlerdeler.

Ve inanın boyunlarını çevirmeyi ve birilerinin tökezlemesini sabır(sızlık)la bekliyorlar.

“Demedi” demeyin…

NOKTA!!!

Önceki ve Sonraki Yazılar