Vali Davut Gül’e açık mektup! Ya mahkûm olurlarsa?

Geçtiğimiz günlerde “Dünün ABİ’si, bugünün hayırsever AĞABEYLERİ!” başlığıyla kaleme aldığım yazı nedeniyle inanılmaz geri dönüşler aldım.

 

Dikkatli ve olup bitenlere duyarlı Gazianteplilerin fark ettiği, anlamlandırmaya çalıştığı bir durum varmış ortada meğer...

 

Yazımın çıkış noktası; Gaziantep Valisi Sayın Davut Gül’ün özellikle eğitim alanında bağış yapan hayırseverlerle (!) ilgili imzaladığı protokollerdi. 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi sonrası yüz binlerce, işçi, memur, asker, polis, yargı üyesi KHK’larla görevlerinden uzaklaştırılıp, kimileri cezaevlerine konulurken bu hain yapının ticaret kesimindekilerle ilgili uygulamaların anlaşılır bir durum olmadığına vurgu yapmıştım yazımda.

 

‘Bir’, ‘iki’ derken ardı arkası kesilmeyen ve ‘Vardır elbet bir bildikleri!’ diyerek izlemekle yetindiğim protokollerin sonuncusu bir kez daha dikkatimi çekti ve bu yazıyı kaleme aldım.

 

FETÖ’nün ‘Cemaat’ olarak anıldığı dönemde, örgütün finans merkezi olarak anılan Gaziantep’teki onlarca işadamının sözde “itirafçı” olarak salıverildiğini ve ellerini, kollarını sallayarak şehirde hiçbir şey olmamış gibi dolaştıklarını hepimiz görüyoruz. Görüyoruz, görmesine de, bu tür insanların ‘Hayırsever’ adı altında toplumun önüne devlet eliyle çıkarılmalarını inanın ben dahil toplumun büyük bir kesimi hazmedemiyor.

 

Süreç, hassas, sıkıntılı ve kritik!

Kimse ses çıkartamıyor belki ama bu anlamda büyük bir rahatsızlık olduğunun bilinmesi gerek. Vali Davut Gül’ün isimlerini dahi telafuz e(de)tmeyerek (Gizlediği) maskeli fotolarla ‘Hayırsever’ diye topluma sunduğu FETÖ iltisaklı işadamlarından hiç kimse değilse ben rahatsızım!

 

15 Temmuz gecesi canlarını hiçe sayan yüzlerce şehit, binlerce gazi ve ülkemin geleceği adına rahatsızım!

 

15 Temmuz’daki hain kalkışmanın faturasını ibadet kesimindeki çaycı, çorbacı, işçi, memur, öğretmene kesip onları mahpus damlarında çürütürken, bu ihanetin finansörlüğünü yapanların imtiyazlarının devam ediyor olması benim vicdanımı kanatıyor, canımı acıtıyor!

 

Sayın Valim;

Yine ‘Vardır bir bildiğiniz’ diyerek naçizane bir tavsiyem olacak size.

Son dönemde Kur-an Kursu, Cami, Dershane, Okul vs. yapımı için protokol imzaladığınız ve sonra birlikte fotoğraf çektirip, 'Hayırsever’ diye andığınız insanların isimlerini benim yaptığım gibi herhangi bir arama motoruna yazmanızı ve haklarında bilgi edinmesini öneriyorum.

Zira size yeterli ve gerekli bilgilerin verilmediğini düşünüyorum. Düşünmek istiyorum!

Ben buradan isim vermeyeceğim.

Liste sizin elinizde…

Alınız listeyi önünüze ve arama motoruna protokol imzaladığınız kişilerin isimleri, devamında da FETÖ yazdığınızda ilk çıkan metinleri bir okuyunuz lütfen!

Eminim, siz de benim gibi mutlaka bir şeyler bulacak, bilgi ve fikir sahibi olacaksınız ki, bulamazsanız FETÖ davalarını Gaziantep’te günü gününe takip edip, abonelerine haber servis eden devletin kurumu Anadolu Ajansı’nın son 3-4 yıllık arşivini tarattırabilirsiniz!

 

Ben 2 isimle ilgili bilindik bir arama motorunda arama yaptırdım.

İnanın, o isimlerle ilgili okuduğum birer metin yetti de arttı. Zaten fikir sahibi olduğum kişilerle ilgili Anadolu Ajansı’nın haberleriyle bilgi sahibi de oldum.

 

Bu isimlerle ilgili Cumhuriyet Savcılığı’nın hazırladığı ve mahkemelerce kabul edilen iddianamelerde müthiş suçlamalar var!

Elbette masumiyet karinesi esastır ve hakkında karar verilmedikçe herkes masumdur.

Peki, haklarında bu kadar ciddi suçlamalar bulunan, yargılamaları devam eden ve ceza alma olasılığı yüksek bu işadamlarının bağışlarının kabul edilmesi, onların topluma ‘Hayırsever’ olarak sunulması ne kadar doğru Sayın Valim?

 

Yangından mal mı kaçırıyoruz Sayın Valim?

 

Bu arada, çaycıya, çorbacıya, işçiye, memura, ‘Terörist’, ‘Hain’, ‘Pis FETÖCÜ’ deyip, bu kastettiğim işadamlarına güzellemeler yapan ve yayın organlarının manşetlerine taşıyan medya kuruluşlarını da anlıyorum (!)

Onların işe tamamen duygusal baktıkları ortada.

 

Peki ya siz?

Sizi anla(ya)mıyorum Sayın Valim!

‘Hayırsever’ dediklerinizin arasında FETÖ’den yargılanıp, ceza alanlar ve hala yargılanıp, hakkında büyük cezalar istenenler var. Nasıl bir devlet politikası ki, haklarında bu kadar vahim iddia ve suçlama bulunan isimlerle devlet hayır işine giriyor Sayın Valim?

 

Bildiğim kadarıyla birisinin Ocak ayındaki karar duruşması Mart ayına bırakıldı. Mart ayında bu hayırseverle (!) ilgili mahkûmiyet kararı çıktığında ne olacak Sayın Valim?

 

Onlar mahkum olduğunda Ne olacak Sayın Valim?

Çocuklarımız, bir FETÖ’cünün yaptıracağı Kur-an Kursunda, okulda mı eğitim alacak?

İnanan gerçek Müslümanlar onların kirli paralarıyla yapılmış camilerde mi ibadet edecek?

 

Bu haklarında vahim iddialar bulunan insanların yargılamalarının tamamlanmasını, mahkemenin bu kişilerle ilgili kararı beklenemez miydi?

Bu kadar acil mi ihtiyaç vardı Kur-an Kursu'na, Camiye, Okula?

Devletimizin, bu insanların yapacağı hayra, bağışlayacağı paralara bu kadar mı ihtiyacı vardı da tenezzül edip, adlarını hayırsevere çıkartıyorsunuz Sayın Valim?

 

Geçmişte yaptırdığı okullarında FETÖ’ye militan yetiştirdiği iddiasıyla yargılanan bir şahısın yaptıracağı, okuldan, Kur-an Kursundan, Dershaneden, Okuldan ne olur Sayın Valim?

 

Bank Asya’da şirketlerine ait 50 farklı hesap varken, FETÖ liderinin çağrısı üzerine 20 ayrı hesap daha açtırarak milyonlarını bu hesaplara yatırıp, devlete kafa tutmuş, ihanet şebekesini finanse etmiş bir işadamının hayrından ne olur Sayın Valim?

 

Bakın burası önemli Sayın Valim!

Size naçizane birkaç kelam daha edip, bitireyim!

Bu şehrin geçmişten günümüze hakiki hayırseveri olan nice aileler var.

Bu şehrin garibi, gurebası başı ağrısa bu ailelerin kapısını çalar.

Devletin de ihtiyaç duyduğunda kapısını çalacağı hayırseverler bellidir bu şehirde!

Onlar, bugüne kadar Okul da yaptırdı, Cami de, Kur-an Kursu da!

Öğrencilerine burs verdi, yedirdi, içirdi, giydirdi!

Yine yaptırırlar, yaparlar Sayın Valim…

Kefilleri benim!

Çalın kapılarını, ‘Şu lazım’ deyin!

Deyin ve kenara çekilip, izleyin…

 

Son sözüm Sayın Valim…

Bugüne kadar attıkları adım başı hayır işlemiş bu ailelerin, FETÖ ile iltisaklı bu isimlerle aynı kategoride anılmaktan rahatsız olduklarından adım gibi eminim.

Emin olun sizin bu tutumunuz nedeniyle bu aileler de üzülüp, kırılıyorlar.

Kırılmak, üzülmek bir tarafa inşallah bu tutum ve davranışlarınızla Gaziantep’in gerçek hayırseverlerini küstürmezsiniz Sayın VALİM!

Önceki ve Sonraki Yazılar