Yayıncı Kuruluş, Reyting, Şampiyonluk ve Gaziantep FK!

Süper Lig’de haftalardır bir rüzgâr esiyordu ki, son iki haftada kesildi, kestiler o rüzgârı!

Gaziantep FK rüzgârıydı o beklenmeyen, istenmeyen rüzgâr.

Tozu dumana katıp, İstanbul’daki camdan kuleleri yıkacaktı!

Yüzlerine vuracaktı aslında bir şey olmadıklarını, iyi takımlar kuramadıklarını, milyon dolar, avroları boşa savurduklarını ki…

Olmadı!

İzin vermediler.

Yolu(nu)muzu kestiler.

BB Erzurumspor maçındaki uyduruk penaltıyla başladı, Sivas deplasmanında devam etti operasyon.

Neydi Kırmızı-Siyahlı Güneyin Şahinleriyle alıp, veremedikleri?

Tabii ki REYTİNG!

Yayıncı kuruluşun kaygıları!

Satılamayan dekoderler…

Son birkaç sezondur Başakşehir ile yaşadıkları kâbusu ,bir Anadolu takımı ile yeniden yaşamak istemedi yayıncı kuruluş ve aveneleri.

Hesap, plan ortada!

3 büyüklerin rekabetini izlettirmek ve milyonları heyecana ortak etmek, ekran başında tutmak istiyor Yayıncı Kuruluş.

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray çekişecek, yayıncı kuruluş müşteri toplayacak, kasasını para dolduracak!

Gaziantep FK veya bir başka Anadolu kulübünün ligin zirvesinde olması, şampiyonluğa ortak olacak bir konuma gelmesi müşterilerini kaçırdı Yayıncı kuruluşun!

Tehlikeyi erken fark etti!

Son haftalarda üst üste aldığı sonuçlarla 3 büyükleri geride bırakıp, ligi sürklase edecek bir takım hüviyetine bürünmüştü Gaziantep FK.

Zira son şampiyon Başakşehir, öncesinde Beşiktaş, Fenerbahçe…

Birer birer tokat yemişti Gaziantep FK’dan!

Alınan sonuçlarla, yönetim, teknik heyet, futbolcular ve taraftarlar her geçen hafta havaya girip, başarıya, belki de Şampiyonluğa kilitlenecekti.

Bu durum, yayıncı kuruluş için ligin ilerleyen haftaları ve de sonu için kâbus gibi bir senaryo, çok büyük bir tehlike ve tehditti.

Kabullenemedi!

Hazmedemedi!

Daha fazla zaman kaybetmeden bir şeyler yapmalıydı ki, yaptı.

Ve uzattı(rdı )kirli elleri…

Çaldı(rdı) düdükleri…

Olmadık düdükler ve verilen akıllara zarar kararlarla gasp ettiler Gaziantep FK’nın emeğini, alın terini ve puanlarını…

Komplocu muyum sizce?

Hayır.

Değilim!

Şeytanın avukatlığını yapıyorum sadece…

Siz söyleyin…

Son iki haftada yaşananların başka bir izahı olabilir mi?

Gaziantep FK’nın hakkı yenilmiyor mu?

Hem de milyonların gözünün içine baka baka, bağırta bağırta, kanırta kanırta!

İstenilen bir nebze olsun başarıldı da.

Gaziantep FK’nın geride kalması, zirveden uzaklaşması, 3 büyüklere ve zirveye yaklaşmaması isteniyordu.

Moralini, ritmini ve havasını bozdular takımın!

Fener, Cim Bom ve Kara Kartal çalsın, oynasın isteniyordu.

Başardı, başaracaklar!

Ligde ilk 3 sıraya yerleştirdiler istedikleri takımları.

Peki, biz ne yapacağız?

İlk önce Sumudica denilen paragözü Suudi Arabistan çöllerine göndereceğiz.

Gitsin paralarıyla mutlu olsun!

Sonra bütün kent Gaziantep FK’nın etrafında kenetleneceğiz!

Siyasetçi, bürokrat, yönetim, teknik heyet, futbolcu, taraftar, basın bir araya geleceğiz.

Sahip çıkacağız şehrimizin takımına.

‘O’,’ Bu’, ‘Şu’,’Eski’,’Yeni’ diye bahaneler üretmeyeceğiz!

Şehrimizi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele eden takımımızı bu şerefli mücadelesinde yalnız bırakmayacak ve bizi zirve yolunda ayak oyunlarıyla kenara itmeye çalışanların oyunlarını hep birlikte bozacağız.

Bozacağız, bozmalıyız…

Çünkü başka Gaziantep, Süper Lig’de bir başka takımımız da yok hemşerim!

Bu takımın Süper Lige çıkış hikâyesine tanıklık eden gazetecilerden birisi de benim.

Zor hemşerim!

Gerçekten çok zor…

Bu takıma sahip çıkmalı, sahiplenmeliyiz.

Gaziantep FK’ya gözümüzü, gönlümüzü açmanın zamanı geldi de geçiyor…

Bak etrafına, komşularına!

Mersin, Şanlıurfa, Adana, Adıyaman, Kilis, Kahramanmaraş, Diyarbakır…

Nerede, ne durumdalar?

Zaman birlik olma…

Zaman Gaziantep FK’yı sahiplenme zamanı…

Zira sahipsiz Şahin’i avlayan da, tavlayan da, kandıran da, düşüren de çok olur!

NOKTA!!!

Önceki ve Sonraki Yazılar