Üniversitenin zooloji bölümünden Dr. Alan Cooper, DNA örneklerinin, son dodonun görülmesinden iki yıl sonra, 1683'te üniversitenin Doğal Tarih Müzesi'ne bağışlanan kuşun kafası, bacağı ve ayağından alındığını söyledi. DNA'ların canlı olduğunun saptanmasının, kuşu tekrar yaşama döndürmek için yeterli olmadığı belirtiliyor. Zoolog Malgosia Nowak-Kemp ise dodonun dünyadaki nesli tükenmişlerin en tanınan sembolü olduğunu belirterek, ''bir dodo gibi ölü'' sözünü hatırlattı. Nowak-Kemp, kuşun sınırlı hareketlerine işaret ederek ''Dodo trajik bir figürdü. Koşamaz, yürüyemez, kendisini fareler ve domuzlara karşı savunamazdı... Korunması gereken bir çocuk gibiydi'' dedi.
- 1.3.2002 16:48
KAYNAK : Haber Vitrini