Çocuklarda dijital bağımlılık alarmı
Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, çocukların saatlerce başından kalkamadığı kısa video (reels) çılgınlığının, basit bir eğlence olmaktan çıkıp ciddi bir bağımlılığa dönüştüğünü belirtti.
Sosyal medya kullanım yaşının hızla düşmesiyle birlikte çocukların dijital dünyada savunmasız kaldığını belirten Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, ailelerin içerik denetimi yapması ve çocuklara teknoloji kullanımı konusunda rol model olması gerektiğini ifade etti.
Kudu, sürekli ekranı kaydırma alışkanlığının çocuklarda dikkat süresini kısalttığı ve dopamin bağımlılığı riskini artırdığı konusunda ailelere uyarılarda bulundu.
Sosyal medya kullanım yaşının çocukluk dönemine kadar gerilemesi, özellikle kısa video (reels, shorts vb.) içeriklerinin yaygınlaşmasıyla tehlikeli bir boyuta evrildiğini söyleyen Kudu, hızlı, sürekli değişen ve beyni anlık olarak uyaran bu içeriklerin, çocukların dikkat ve odaklanma gelişimini olumsuz etkilediği belirtti.
Kudu, dijital platformların çocuklar için taşıdığı potansiyel tehlikelere ve onların bu ortamdaki korunmasız yapısına dikkat çekti.
Birçok sosyal medya platformunda 13 yaş sınırı bulunduğunu hatırlatan Kudu şunları söyledi: "Çocuklar ebeveyn hesapları üzerinden ya da yaşlarını büyük göstererek bu platformlara erişebiliyor."
Kudu, "Yeni uygulamalarla birlikte risk devam ediyor. Ebeveynlerin denetimi bırakmaması gerekiyor. Çocuk ve gençlerde risk boyutlarını değerlendirme ve sonuçları öngörme becerisinin yetişkinler kadar gelişmiş değil" diye konuştu.
'Çocuklardan tek başlarına güçlü bir irade göstermelerini beklememeliyiz.' diyen Kudu,
"Sosyal medyada ‘Burada durmalıyım’ diye düşünmezler, aksine ‘Bir tane daha izlemeliyim’ diye düşünürler. Bu nedenle ebeveyn desteği şart" şeklinde konuştu.
Ebeveynlerin dijital okuryazarlık konusunda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini belirten Kudu, ailelerin çocuklarına rol model olmasının önemine vurgu yaptı.
"Sosyal medya tek başına zararlı bir alan değil" diyen Kudu, platformların yalnızca içerik tüketme değil, aynı zamanda içerik üretme alanı olduğunu da söyledi. Doğru yönlendirme ile sosyal medyanın üretkenliği besleyebileceğini belirten Kudu, ailelerin çocukların tükettikleri içerikleri denetlemesi gerektiğini dile getirdi.
Klinik Psikolog Kudu, "Aileler çocukların tükettikleri içerikleri yakından takip etmeli ve sosyal medya uygulamalarındaki kısıtlı mod ile ebeveyn kontrol özelliklerinden faydalanmalılar." dedi.
Kudu son olarak şunları söyledi:
"Açık ve yargılayıcı olmayan bir iletişim dili çok önemli. ‘Yine mi telefonla oynuyorsun?’ gibi tepkisel ifadeler yerine, ‘Bu içerikte seni etkileyen ne oldu?’ şeklinde yaklaşmak çocukla duygusal bağı güçlendiriyor. Çocuğa koyulan yasaklar sürdürülebilir değil, bu nedenle çocukla iş birliği yapılarak bir planlama yapılması gerekir. Çocuklar öfkelendiğinde, sıkıldığında direkt ekrana başvurmak da çocukların duygusal zeka gelişiminde olumsuz etkiler görülebiliyor. Sağlıklı iletişim, çocukların dijital dünyada daha bilinçli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlıyor"

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.