CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önceki gün, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ı ziyaret etti. CHP’li belediyelere yönelik saray operasyonları dün de devam etti. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel dün sabah saatlerinde gözaltına alındı.
Ne oluyor?.. “Kavga” daha da mı şiddetleniyor?..
Bildiğiniz gibi değil… Uzlaşmanın yol taşları itina ile döşeniyor!..
CHP Genel Başkanı, Özgür Özel’in sarayda iki ana kontak noktası vardır. Özel’in onlarla arasında tamamen çok özel duygusal bağlar mevcuttur. Özel’in ilk kontak noktası, Bülent Arınç, ikinci kontak noktası da, AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş’tır. Bir araya geldiklerinde çok özel görüşürler!.
En kuvvetli işaret fişeği, Özgür Özel’in “Gel İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu” demesiyle atılmıştı.
Süre tahdidi koymasına rağmen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığını açıklamayan Özgür Özel, önceki gün, görüşmede Bülent Arınç’a kapalı zarf içinde bazı taleplerini mi iletti?.. Onlar, uzlaşma şartları mıydı?..
Kulislerde dönen iddialara bakalım;
- Özgür Özel ve CHP kurmayları için hazırlanan savcılık fezlekelerinin gündeme alınmaması ve dokunulmazlıklarının kaldırılmaması.
- CHP'li belediyelere yapılan yolsuzluk soruşturmalarının durdurulması.
- Ekrem İmamoğlu dahil, tutuklu belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması.
- Mutlak Butlan davasının kendileri lehine sonuçlanması ve parti yönetiminde kalmaları.
***
“Yeni bir yumuşama ve normalleşme süreci” yolda mı?..
“Tamam, anlaştılar” diyenler de var… “Eli kulağında çok yakın” diyenlerde…
Saray kaynaklarımdan ulaştığım bilgilere göre, Bülent Arınç, Özgür Özel’e sürekli “sabırlı ol. Sıra sana da gelecek. Bak senin için mıntıka temizliği yapılıyor. Tayyip Erdoğan ile bir dönem daha devam edilmesine karar verildi. Sabırlı olup sıranın sana gelmesini beklemen lazım” deyip benzer nasihatlerde bulunuyor.
Saray kaynaklarından ulaştığım esas bomba habere geleyim;
Formatlanmış “çözüm süreci”nde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sürekli ve ısrarlı bir şekilde kayyum atanan DEM’li belediyelerin başkanlarının görevlerine iade edilmesini talep ediyor. Bir taşla 2 değil 5-10 kuş vurulacak planın hazırlıkları yapılıyor. Kaynağım, şöyle ifade etti; “DEM Parti’ye belediyeleri seçim yolu ile verilecek”.
Kör göze parmak şeklinde mi gerçekleşecek bu proje?..
Şöyle planlanıyor;
CHP’li belediyelere yönelik “yolsuzluk” operasyonları belli bir noktaya kadar devam edecek. Sonra, başta imar yetkileri olmak üzere belediye gelirlerini sınırlayacak bazı düzenlemeler hayata geçirilecek. Bunların arasında, belediyelere alınacak personel sayısının belediye gelirleri ile sınırlandırılması da var.
Sonra…
CHP’ye “hodri meydan” denilerek anayasa değişikliği yapma ve Kasım 2026’da erken mahalli seçim çağrısı…
Sözde ana muhalefet partisi erken seçimden kaçabilir mi?..
İşin, sırrı önceki gün Bülent Arınç’a verilen kapalı zarfta saklı!..
***
Siyasi kulislerde dolaşan iddialara göre, sürece bakmaya devam edelim;
Algı yönetiminde bir sıkıntı olacağını tahmin etmiyorum. Çünkü, ana muhalefetin dışındaki istinasız tüm siyasi yapılar, tiyatronun birer parçası. Herkes rolünü ustaca oynuyor!.. Mıntıka temizliği ile birlikte kayıkçı kavgası bir süre daha devam eder…
Kasım 2026’da erken yerel seçimler yapılır. Herkes sonuçları görür ve kaderine razı olur!..
Sonra…
Sıra, saray rejimindeki kısmi tadilat çalışmasına yönelik tartışmalar ve bu bağlamda anayasa değişikliği tartışmalarına gelir. AKP+CHP+MHP+DEM ittifakı ile yarı başkanlık sistemine geçiş formülü gündeme getirilir. Anayasa değişikliği ile Tayyip Erdoğan’ın önündeki süre engeli de kaldırılır. “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Özgür Özel” formülü üzerinden tüm yollar itina ile hazırlanır.
Peki, nereye varır bu işin sonu?..
“Türk+Kürt+Arap birlikteliği” ile eyalet sistemi ve federasyonun kurucu hükümeti ve federatif anayasanın kabulüne!..
“Evet” diyenler?..
“Hayır” diyen/diyebilen var mı?...